• Sayfayı yazdır.
  • Yazı boyutunu azalt.
  • Yazı boyutunu arttır.

BAŞKAN GÖKÇEK'TEN, "HARVEY VE IRMA KASIRGALARI" AÇIKLAMASI

15 Eylül 2017, Cuma

TWITTER HESABINDAN, KASIRGALARLA İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMALARIN ÇARPITILDIĞINI BELİRTEN BAŞKAN GÖKÇEK:

"BİR MÜSLÜMAN'IN, İNSANLARIN FELAKETİNİ İSTEMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR"

“BENİM KASTIM; DİREKT OLARAK ORTADOĞU’DA VE DÜNYADA MÜSLÜMANLARIN BİRBİRİYLE ÇATIŞMASI İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPAN ABD DEVLETİ’DİR”

“KİMSE, 'MELİH GÖKÇEK, ABD’DE YAŞAYANLARIN FELAKETİNİ İSTİYOR' DİYEMEZ”

“FETOCU BİR GAZETECİ TARAFINDAN, ABD SÖZCÜSÜNE SÖYLEDİKLERİMİN İÇİNDEN CIMBIZLA ÇEKİLEN SÖZLER SORU OLARAK SORULMUŞ… AMAÇ TAHRİK...”

        baskan_330_17122012.jpg Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ABD’de yaşanan “Harvey ve Irma kasırgaları” ile ilgi yaptığı açıklamaların çarpıtıldığını belirterek, "Bir Müslüman'ın, insanların felaketini istemesi mümkün değildir. Benim kastım, direkt olarak Ortadoğu’da ve dünyada Müslümanların birbiri ile çatışması için ellerinden geleni yapan ABD Devleti’dir. Kimse 'Melih Gökçek, ABD’de yaşayanların felaketini istiyor' diyemez” dedi.

          Twitter hesabından yaptığı paylaşımların ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert'e “kelimeler cımbızlanarak” soru sorulmasına da tepki gösteren Başkan  "FETÖ'cü bir gazeteci tarafından, ABD sözcüsüne söylediklerimin içinden cımbızla çekilen sözler soru olarak sorulmuş" tweetini paylaştı.

Başkan Gökçek, Twitter’dan yaptığı paylaşımlarda 4 milyonu aşkın takipçisine  “Aşağıdaki twitleri atınca art niyetli bazı gazeteciler, twitlerimin bazılarını alıp alçakça yorumlar yapmaya başladı. Neydi bu twitler?” sorusunu sorarak attığı twitleri sıraladı.

Twitlerine başlarken, “lafının sağa sola çekilmemesi için uyarıda bulunduğunu” hatırlatan Başkan Gökçek, diğer tweet'leri ile de konuya açıklık getirdiğini, üzerine basa basa söylediğini kaydetti.

 “Akşam Fox Tv'ye talimat verilmiş. Konuyu haber yapıp dikkat çekecekmiş” bilgisini de paylaşan Başkan Gökçek, “Şimdiden ikaz ediyorum. Haberi siz de twitlerin bir bölümünü alıp, olayı provoke etmeyin. Dürüstçe haber yapın ve deyin ki; Gökçek, ABD halkı için değil ABD yönetimi ve CIA için beddua istedi” uyarısında bulundu.

            Başkan Gökçek olayı çarpıtmaya çalışanlara geniş bir açıklama hazırladığını kaydederek bunu da takipçileri ile paylaştı.

          Başkan Gökçek’in attığı tweet'ler ve yaptığı açıklama şöyle:

          -“Aşağıdaki tweet'leri atınca art niyetli bazı gazeteciler, twitlerimin bazılarını alıp alçakça yorumlar yapmaya başladı. Neydi bu twitler?”

          -“Daha lafıma başlarken, lafımın sağa sola çekilmemesi için ikaz etmişim. Ve diğer twitlerimle konuya iyice açıklık getirmişim. Üzerine basa basa söylemişim.”

         -“Fetocu bir gazeteci tarafından ABD sözcüsüne söylediklerimin içinden cımbızla çekilen sözler soru olarak sorulmuş.Amaç tahrik... Bunu derken de twitlerin sadece bir bölümüyle yorum yapılması. Örneğin şu twitlerden hiç bahsedilmemiş?”

         -“Şimdi olayı çarpıtmaya çalışanlara geniş bir açıklama hazırladım… Lütfen herkes kelime kelime okusun…”

         -“Akşam Fox Tv'ye talimat verilmiş. Konuyu haber yapıp dikkat çekecekmiş. Şimdiden ikaz ediyorum. Haberi siz de twitlerin bir bölümünü alıp olayı provoke etmeyin. Dürüstçe haber yapın ve deyin ki; ‘Gökçek, ABD halkı için değil ABD yönetimi ve CİA için beddua istedi"

 

-TWEET'LERİN ANLAMI…

        -“ABD’de çıkan Harvey ve Irma kasırgalarından sonra ABD’ye çıkan maliyetin 290 milyar dolar olduğunu, ABD’nin zarara uğramasını arzu ettiğim için ‘Mevlam bizle uğraşanların başına öyle dert ver ki bizi unutsunlar’ diye twit attığım için ABD’de insanlara beddua ettiğim tarzında çarpıtılmış yorumlar çıkmaya başladı…”

         -”Melih insanların felaketine seviniyor” diye yapılan yorumlar, bilerek önyargılı yorumlardır. Bir müslümanın insanların felaketini istemesi mümkün değildir. Kaldı ki fırtınaya maruz kalan felaketzedelerin içinde Müslüman ABD’liler de vardır. Bir müslümanın mazlum bir insanın, hele hele bir müslümanın felaketinin istemesi mümkün müdür?”

        -“Benim kastım direkt olarak Ortadoğu’da ve dünyada Müslümanların birbiri ile çatışması için ellerinden geleni yapan ABD Devleti’dir.”

         -“DEAŞ’ı kuranın CİA ve Obama olduğunu söyleyen Trump değil mi? Ortadoğu’ya 100 milyar dolarla silah satan, müslümanın müslümanı kırması için bütün taraflara silah satan ABD değil mi?”

         -“Güneydoğu’da PKK’ya, YPG’ye destek ve silah veren ABD değil mi? Son darbe girişiminde FETÖ’cüleri destekleyen ABD değil mi? Türkiye’ye FETÖ’yü teslim etmeyen ABD değil mi? Gezi olaylarının arkasında Soros yok mu? Soros Türkiye’ye geldiğinde Gezi olaylarına yardım ettiğini kendi ağzı ile itiraf etmedi mi?”

          -“Bütün dünyada nerede istediği bir yönetim yoksa orayı karıştıran yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan ABD değil mi?”

NE İSTEMİŞİM?...

           -“Mevlam bizle uğraşanların başına öyle bir dert ver ki bizi unutsunlar. Burada kastım, yukarıda saydıklarımı yapan ABD Devleti’dir. İsteğim kendileri kendi ekonomik sıkıntıları ile uğraşıp mazlum milletleri ve Türkiye’yi unutsunlar…”

           -“Bunu istemek insanların felaketini değil, ABD Devleti’nin felaketini istemektir. Kimse Melih Gökçek ABD’de yaşayanların felaketini istiyor diyemez. CIA’nın veya ABD’yi yönetenlerin günahı dolayısıyla…Biz niçin ABD’de yaşayan masum insanların felaketini isteyelim?”

             -“Böyle bir şeyi istemek müslümana yakışmaz ve alçakça bir yaklaşım olur, vicdansızlık olur. ABD’de yaşayan yüzbinlerce ABD’li CIA’ya ve ABD’yi yönetenlere karşı benim taşıdığım duyguların aynısını taşımıyor mu?”

           -“ABD’de niye insanlar sokaklara dökülüyor? Peygamberimiz buyurmuştur ki; ‘Mazlumun bedduasından kork, çünkü mazlumun bedduası ile Allah arasında hiçbir engel yoktur’ (Buhari, Zekak 63, Cihat 180, Mezalim 30, 35; Megazi 60) Ve rabbim Kur’an’da buyuruyor ki; ‘İyi bilin ki Allah’ın laneti zalimlerin üzerindedir.’ (Hud 11/18).”

             -“Bizim istediğimiz beddua sadece ve sadece mazlum milletlere ve müslümanlara zulmeden ABD’yi yönetenlere ve bunu gerçekleştiren CIA’yadır.

              Kimse lafımı çarpıtmasın…”